Kayıp ve Yas

Yas Danışmanlığı

Yas bir hastalık değil. Sevdiğiniz birini kaybettiğinizde yaşadıklarınız, bağın gerçekliğine verilen bir tepki. Bu yüzden yas danışmanlığında amaç, acıyı ortadan kaldırmak ya da süreci hızlandırmak değil — zaten böyle bir şey mümkün de değil.

Yine de bazı dönemlerde yasın taşınması tek başına ağırlaşabiliyor. Çevre "artık toparlanman lazım" demeye başladığında, ya da kişi kendi acısını başkalarından saklamak zorunda hissettiğinde. Bu sayfada yasın nasıl seyrettiğini ve destek almanın ne zaman anlamlı olduğunu anlatıyorum. Görüşmeleri görüntülü olarak yürütüyorum.

Bu çalışma kimler için uygun?

  • Yakın zamanda birini kaybetmiş ve günlük hayatını sürdürmekte zorlananlar
  • Aradan zaman geçtiği hâlde kaybın etkisi hafiflemeyen kişiler
  • Ani, beklenmedik ya da travmatik bir kayıp yaşayanlar
  • Cenazeye yetişememiş, vedalaşamamış olmanın yükünü taşıyanlar
  • Kayıp sonrası suçluluk, öfke ya da rahatlama gibi karışık duygular yaşayıp bunları söylemeye çekinenler
  • Ölüm dışındaki kayıpların ardından zorlananlar: ayrılık, düşük, iş kaybı, sağlığın değişmesi

Görüşmelerde ne yapıyoruz?

  1. Anlatabilmek

    Çoğu kişinin ilk ihtiyacı, kaybı yargılanmadan ve yönlendirilmeden anlatabileceği bir yer. İlk görüşmeler çoğunlukla bunun için ayrılır.

  2. Duyguların yerini açmak

    Yasın içinde üzüntünün yanı sıra öfke, suçluluk, hatta rahatlama olabilir. Bunların hiçbiri yanlış değildir; söylenebilir hâle gelmesi çoğu zaman yükü hafifletir.

  3. Gündelik hayatı taşımak

    Uyku, iştah, işe dönüş, çocuklara ne söyleneceği gibi somut konuları birlikte ele alırız.

  4. Bağı yeniden kurmak

    Amaç kaybettiğiniz kişiyi geride bırakmak değil; onunla ilişkinizi hayatınızda taşınabilir bir yere yerleştirmek.

  5. Zorlayıcı dönemler

    Yıl dönümleri, bayramlar ve doğum günleri çoğu zaman beklenmedik biçimde ağırlaşır. Bu dönemlere hazırlık yapmak fark yaratır.

Yas aşamalardan sırayla geçmiyor

Yasın belirli aşamalardan sırayla geçtiği fikri çok yaygın: inkâr, öfke, pazarlık, depresyon, kabullenme. Bu şema kültürel olarak yerleşmiş olsa da pratikte insanlar böyle düzenli bir sırayla ilerlemiyor. Bir gün kabullenmiş gibi hissedip ertesi gün başa dönmek yasın bozulduğu anlamına gelmez; olağan seyrin kendisi böyle.

Bu beklentinin zararı şurada: kişi kendini bir takvime uymak zorunda hissediyor. "Altı ay oldu, hâlâ ağlıyorum, bende bir sorun mu var?" Yasın herkes için geçerli bir süresi yok. Kaybın niteliği, bağın derinliği, ölümün ani olup olmaması ve çevrenin tutumu seyri belirliyor.

Görüşmelerde bu yüzden "nerede olman gerektiğini" konuşmuyoruz. Nerede olduğunuzu ve orada nasıl durabileceğinizi konuşuyoruz.

Ne zaman destek almak anlamlı?

Yas için destek almanın belirli bir eşiği yok; ihtiyaç duyduğunuz her an başvurabilirsiniz. Yine de bazı işaretler süreci tek başına taşımanın zorlaştığını gösteriyor: aylar geçtiği hâlde günlük işlevlerin toparlanmaması, kaybı hatırlatan her şeyden sürekli kaçınma, kişinin eşyalarına ya da odasına hiç dokunamama, ya da tam tersi her izini hemen silme ihtiyacı.

Yoğun suçluluk da sık görülen bir başlık. "Daha erken fark etseydim", "o gün gitmeseydim", "son konuşmamızda kırmıştım". Bu düşünceler çoğu zaman gerçeği yansıtmaz ama tek başına akılda döndükçe büyür.

Kendinize zarar verme düşünceleriniz varsa bu farklı bir durumdur ve beklemeye gelmez: 112'yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun.

Ani ve travmatik kayıplar

Kaza, intihar, cinayet ya da ani sağlık olayları gibi beklenmedik kayıplarda yas, travmatik stres belirtileriyle iç içe geçebilir. Kişi hem kaybın acısını hem de olayın kendisiyle ilgili istemsiz hatırlamaları taşır.

Böyle tablolarda önce hangisinin çalışılacağına birlikte karar veririz. Travmatik yük ön plandaysa EMDR gündeme gelebilir; yas ön plandaysa çalışma farklı ilerler. İkisini aynı anda zorlamak genellikle iyi sonuç vermez.

Cenazeye yetişememek ya da vedalaşamamak da sık karşılaştığım bir yük. Özellikle yurt dışında yaşayanlarda bu tema öne çıkıyor; bu durumda vedanın başka biçimlerde nasıl kurulabileceği üzerine çalışıyoruz.

Ölüm dışındaki kayıplar

Yas yalnızca ölümle ilgili değil. Bir ilişkinin bitmesi, düşük ya da gebelik kaybı, çocuk sahibi olamamak, göç, işten çıkarılma, sağlığın kalıcı olarak değişmesi de yas tepkisi doğurabilir.

Bu kayıpların ortak zorluğu görünmez olmaları. Çevre bir ölümde ne yapacağını bilir; ama düşük yapan ya da yıllarca sürdürdüğü işi kaybeden biri çoğu zaman "geçer, yenisi olur" cevabıyla karşılaşır. Bu, yasın yalnız taşınmasına yol açar.

Görüşmelerde bu kayıpları da adıyla ele alıyoruz. Bir şeye yas denebilmesi, onunla çalışabilmenin ilk koşulu.

Süre ve beklenti

Yas danışmanlığında baştan bir seans sayısı vermem. Bazı kişiler birkaç görüşmede kendini toparlanmış hisseder; bazıları için süreç daha uzun sürer. İkisi de olağan.

Şunu net söyleyeyim: bu çalışma acıyı ortadan kaldırmaz. Kaybettiğiniz kişiyi özlemeye devam edeceksiniz — bu bir sorun değil, bağın devamı. Hedef, özlemin hayatı durduran bir yerden taşınabilir bir yere geçmesi.

Terapi herkeste aynı sonucu vermez ve hiç kimse bir sonucu garanti edemez. İlerleme olmadığını düşündüğüm noktada bunu size söyler, birlikte başka bir yol ararız.

Sık sorulan sorular

Kaybın üzerinden ne kadar geçince başvurmalıyım?

Belirli bir süre yok. İhtiyaç duyduğunuz her an başvurabilirsiniz; kaybın hemen ardından da, yıllar sonra da.

Ağlamadan konuşamıyorum, görüşme yapabilir miyim?

Evet. Görüşmede ağlamak sorun değil, beklenen bir şey. Konuşamadığınız anlarda susmak da mümkün.

Yas için ilaç gerekir mi?

Yasın kendisi bir hastalık değildir ve genellikle ilaç gerektirmez. Uyku ya da depresif tablo belirginleştiğinde psikiyatri değerlendirmesi yararlı olabilir; gerekli gördüğümde yönlendiririm.

Çocuğuma ölümü nasıl anlatacağımı bilmiyorum.

Bu sık gelen bir soru ve görüşmelerde çalıştığımız somut konulardan biri. Çocuğun yaşına göre ne söyleneceğini birlikte planlayabiliriz.

Rahatlama hissediyorum, bu korkunç mu?

Hayır. Uzun bir hastalık sürecinin ardından rahatlama hissetmek yaygındır ve sevgiyle çelişmez. Bu duygunun konuşulabilmesi çoğu zaman suçluluğu azaltır.

Online görüşmeyle yas çalışılabilir mi?

Evet. Kendi evinizden, tanıdık bir ortamdan konuşmak birçok danışan için kolaylaştırıcı oluyor.

Ailece gelebilir miyiz?

Aile görüşmesi mümkün. Aynı kaybın farklı üyelerde farklı seyretmesi ailede gerilim yaratabiliyor; bu da üzerinde çalışılabilecek bir konu.

Görüşmeler ne kadar sürüyor?

Görüşme süresini ve çalışma koşullarını randevu teyidi sırasında telefonda netleştiriyoruz.

Yası tek başına taşımak zorunda değilsiniz

Uygun günleri görün, size uyan saati seçin. Talebiniz 24 saat içinde telefon veya WhatsApp ile teyit edilir.

Randevu Al

İlgili sayfalar